Homeopatinin Temel Prensipleri
- Fatıma Zehra Kermalli
- 12 Kas
- 2 dakikada okunur
Law of Similars (Benzerlik Yasası): Homeopati benzeri benzerle tedavi (Similia Similibus Curentur)” esasına dayanarak der ki; bir ilaç ancak kendisinin neden olduğu semptomları gösteren kişileri tedavi eder. Örneğin; Hahneman sağlıklıyken üst üste kinini kullandığında titremeyle gelen ateş nöbetleri geçirmişti. Aynı şekilde titremeyle ateş nöbetleri geçiren sıtma hastalarında da kinin tedavi olarak kullanılıyordu. Bu durum homeopatinin benzeri benzerle tedavi esasını örneklemektedir.
Law of Simplex (Basitlik Yasası): Organonda da belirtildiği gibi kimsenin aynı anda birden fazla remediye ihtiyacı yoktur. En doğru, en benzer tek remedi seçilmeli ve minimum dozda verilmelidir.
Law of Minimum (Minumum Doz Yasası): Homeopatik tedavide doğru remedinin doğru dozda verilmesi de çok önemlidir. Doz, olabildiğince küçük ama hastalığı tedavi gücüne sahip olması için de hastalıktan bir doz büyük seçilmelidir. Yüksek doz seçildiğinde yaşam gücüne ağır gelebilir ve hasta istenmeyen aggrevasyonlar yaşayabilir.
Diğer esaslar:
İlaç denemeleri: Sağlıklı insanlara bir maddenin tekrar tekrar verilmesiyle ortaya çıkan fiziksel, zihinsel ve psikolojik semptomların kaydedilmesi yoluyla yapılan denemelerdir. Bu sayede remedinin hangi semptomları gösteren hastalar için iyileştirici gücünün olduğu saptanır. Hasta bütüncül olarak ele alınmalıdır. Örneğin; soğuğu sevmeyen biri için Phosphor düşünmeyiz, herkesi memnun etmeye çalışan kişi için Nux Vomica remedisi düşünmeyiz ya da hiç ağlamayan eleştirel biri için Pulsatilla düşünmeyiz.
Akut ve kronik hastalıklar: Bir hastanın belli bir belirtisi için bir remedi verdiğimizde belli bir süre toparlanıp sonra benzer şikayetlerle tekrar tekrar geliyorsa o zaman hastalığın daha derinde, içeriden gelen bir uyaranla tekrarlandığını düşünür ve bunun kronik bir hastalık olduğu kanaatine varırırız. Kronik rahatsızlıklar dışarıdan bir uyaranla bir gecede ortaya çıkmaz içeriden gelen daha derin bir sebepten kaynaklanan bir hastalık durumu oluşmuştur. Hahneman bu tür rahatsızlıklar üzerine çalışarak sürekli bir iyilik halini bulmayı ve hastalığı tamamiyle iyileştirmeyi hedeflemiş; yaptığı çalışmalarla hastalığın alt katmanları üzerinde etkili ve daha karmaşık çalışan antipsorik remedileri bulmuştur.

